logo-mini

STRUCTURAL DETAILS

Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı’nın tarihçesi üzerinde yapılan çalışmalar yapının ahşap karkas olduğu ve Boğaz sahilindeki birçok yalı gibi ahşap kazıklar üzerine oturtulduğu sonucuna varılmasını sağlamıştır. Yalının bugünkü taksimatı üçüncü kattan aşağıya doğru şöyledir.

Üçüncü kat: 3 oda, yüklük, koridor, merdiven sahanlığı ve ikinci kata inen merdivenden oluşur. Merdivenler dik, 19 adet kavallı basamaktan oluşur.

İkinci kat: deniz tarafında 1 küçük, 2 büyük; arkada daha büyük 3 oda. Deniz tarafı kuzey köşe odası misafir odası, özgün mobilyalarla döşenmiş, önünde ahşap dört kare sütunlu, demir dökme korkuluklu balkonu var. Arka büyük odanın üç kapısı, dokuz penceresi var. Tavanı düz ahşap. Dışında bir taşlık, bir küçük servis mutfağı ve caddeye ulaşılan merdivenler.

Zemin kat: Aşağıya dönerek inilen ahşap merdivenler üç odanın açıldığı bir koridorda son buluyor Bu katta 2 misafir yatak odası, yemek odası; mutfak ve hamam yer almakta.

Hamam külhanlı ve üç kurnalı. Kubbe pencereleri "dağınık sivri yapraklı çiçek" denilen şekilde. Boğaziçi yalılarının uçup giden çeşitli özelliklerinden bir sahne burası. Koridordan siyah beyaz yuvarlak taşlarla döşenmiş bir iç bahçeye çıkılıyor. Bahçede büyük bir mermer çeşme ve oluklardan gelen suyun toplandığı bir hazne var. Hamam da ve taşlıkta bulunan mermer çeşme de oluklarda toplanan yağmur suları kullanılıyor.

Kuzey tarafında koridorun sonundan geçilen taşlıkta ön sağda yüklük içinde bir dönme dolap bulunuyor. O devirde harem mutfağında pişen leziz yemekler kadın hizmetliler tarafından bu dolap yardımı ile salamlık tarafına gönderiliyor ve erkek hizmetliler tarafından selamlıkta servise sunuluyor. Bu dolabın İstanbul'da ancak bir kaç örneği kaldı.

Mutfak zemini, kiremidi renkte, sekiz köşeli büyük mozaiklerle döşeli. Yalının yegâne kagir kısmı, bu mutfak bölümü. Son tamirde Anıtlar Yüksek Kurulu izni ile yalının bütünlüğünü sağlamak için bu bölüm de dıştan ahşap kaplandı. Zamanından kalma davlumbazı, asma kata çıkan asma merdiveninin inşa tekniği ve görüntüsüyle, kanımızca yalının en ilginç bölümü.

Salih Efendi yalının bahçesinde, yıldız, kasımpatı, sümbül, şakayık, lâle gibi çiçekler yetiştiriyordu. Çapraz aşılama ile yarattığı yeni türlerle bezediği botanik bahçesi o zamanın en ünlüsü idi. Bu çiçeklerin bir yağlı boya (na­türmort) tablosu, yalının ikinci katındaki bahçe giriş salonunda bulunmaktadır ve Hekim başının damadı mimar Süleyman Sami bey tarafından yapılmıştır.